27 Şubat 2011 Pazar

Görücü usulü eğleniyorum...

Pembe düşlerin pembe tozlarıyla kaplı pempenin her tonunda gece yirmi üç sularından sonra kimsenin bilmediği bir ülkem var benim,tozunu dumana kattığım isteyince kötünün kellesini vurdurup fuşya kanlar akıtarak renge renk kattığım..
Kırmızı kaydıraklarlardan kayan yeşil saçlı tuhaf çocuklarla dolu bir park var tam ortasında,canım sıkılınca çıkıp iki bağırdığım,gülerek uykuya yolculandığım anlar yaşadığım bir parka sahibim..
Bu ülkeninde prensesi benim istemem öyle dünyada mevki,para ve şan.. Dünya malı dünyada kalsın,bırakkk!!
Sadece bu ülke benim..
Siyah benizli kötü çocukları renklendirmek ise en büyük zevkim..
Siyaha sarı birazda mor,pembe veee maviii... Herşey böyle daha güzel.. Gözlerini oyabildiğine renkli...
Sütten şelaleler browniden yatlar,eti cinden katlar,köftelerden yataklar,patatesten fidanlar,dondurmadan balonlar;yala yala uççççççç..
Bayrak boylu paylançolar,hohhhohooolayan tonton balıklar,cumburlop cumburlop yüzen kurbağalar...
Kendi dilini çat pat konuşan,başında beklemelerimden razı halkım ve ben...
Turkuaz karıncasından tut yeşil gagalı ağaç kakanına cümbür cemaat buradayız..
Birde herşeyden öte bir prensi var tüm buraların bir diğer sahibi..
Herşeye kimi zaman yeniden renk verdirten,kimi zaman renklerini tazeleten bir nefes...
Karanlığı gülüşüyle boyayan kadife sesli ufak tefek kocaman bir aşk var...
Zang zing zonglatan gonga dönüştüren kamer yüzlü aşk...
Rüyalarınızla karanlığı boyayabileceğiniz bir gece dilerim..
Hadi başlayalım :)

26 Şubat 2011 Cumartesi

Sağ bileğimi öpen adam...

Sağ bileğimi öpen adam. . .
Sağ yanımı mis kokutan,bedenimi uyuşturan o büyü. . .
Yüzümü güle çeviren o tohum,
Çölde sırılsıklam yapan yağmur. . .
Sağ kolumu öpen adam;biraz haylaz,biraz deli. . .
Bazen sinir eder beni,
Neyse uzatmaya gerek yok. . . (!)
O'nu açık açık ama gizli saklı arka bahçemde sevdiğimi herkes bilmeli!

25 Şubat 2011 Cuma

Her dalım çiçeklerimin annesi.. -(1) Yeni Umudunuz Var-


Yaşayanı beyninde öldürmek ve belkide gökyüzünden beni görüyordur tatlı hatıralarda diyerek dakikaları gökyüzüne fırlatmak ve yeryüzünün serpiştirdiğin gözyaşlarından nasibini alması ile ona bu bile fazla demek arasındaki ince çizgi kıldan ince kılıçtan keskin ya hani..
Hani o ne iyidir artık ne de kötü, ne senindir artık ne onun..O odur,tek,bencil. Soyut.
İyi midir bilmezsin, hani bilemezsin ya ne yaşadıklarını; bazen üzülürsün kaybedersin hatıraların tatlısını ve sonra süpürürsün gözyaşlarının acısını..Sonra düşünürsün herşey eskide kaldı ve alışırsın kısacık tırnaklarına alıştığın gibi.. Bilirsin o yine aklına gelecek,bilirsin o yine uzayacak,bilirsin savaşacağını,bilirsin keseceğini yeniden.. Kısır döngüdesindir artık.. Kurtulamazsın... Beyninde ona kocaman bir han inşaa edilmiştir bile,yıkamazsın..
Psikologda eritemez o tuzdan sert tuğlaları,gözyaşlarında.. O yüzden kısır döngünle yeni başlangıçlar yapmayı bileceksin..Yemin edeceksin her başlangıcına mükemmel sonuçlar doğurtacağına! Çılgınca isteyeceksin hayattan yeniden aşkı..
Bulacaksın.. Bir tutam cesaret koparacaksın ve gideceksin amma yalan amma doğru;varsa yaşayacaksın..
Yeniden kendini tekrar edeceksin belkide amma asla geleni eskinin yerine koymayacaksın.. Ona bunu yapmaya ne hakkın var? O yeni.. Taze.. Temiz.. O güzel.. O yüzünü güldürürken sen iç çetin savaşlarında yem mi edeceksin O'nu soyutluğa?
-Ben etmedim.. Pişmanda olmadım hiç.. Yeniden tutundum hayata kaç elim varsa hepsiyle yeniden tutundum..
Tazeliğiyle içime su serpen,onca yangını söndüren o hayat suyundan kana kana içtim..İçtikçe içtim,midem bulanana başım dönene kadar içtim,döndü.. Başımı döndürdü,acımı dindirdi,yolumdan çevirdi.. :)
Boş duvarlara baktığımda bile gülümserken buldum kendimi.. Hemde öyle bir gülümsemeki ta en içten,nefesi kadar olmasada sıcacık.. Bugünden sonra herşey bambaşka olacak ve başkoyduğum bu yeni yolun beni nerelere götüreceğini en az sizin kadar merak ederek şimdilik veda ediyorum yazmaya,başka ruh hallerimde belkide gülümserken görüşmek üzere.. :) 

23 Şubat 2011 Çarşamba

Bizde biraz gülelim bari zaten ''ölecik oğlumm öleciiiik!'' :))

Rengarenk fosforlu kalemler gibi çizdiğim yeri renklendirdiğime inanıyorum..
Bugün arkadaşlarımla olan diyaloglarımdan ötürü bu kanıya vardım..
Şükürler olsun ki beni seven az ve öz birkaç yaratılanda var :)
Gerçekten arkadaşım,gerçekten dostum olan insanlar olduğundan dolayı kendimi şanslı hissediyorum ve bu tırnaklarımla oluşturduğum meşhur gülüşümü yolluyorum size.. Gözler hep yumuk yumuk ^.^

                                   
Sevgilerimle... :) 

21 Şubat 2011 Pazartesi

Düşünebilen Domates Gibi Yazdım.

Çay kupası kafalı insanlar hayal ettim,çay yerine limonata mı doldurmuşlar nedir hep ekşittiler suratımı. O tatlı yüzünüzden bizede verin! diye bağırdım arkalarından..
-Sonra klima kumandası gibi insanlar gördüm kış günü cold modda takılı kalmış,pilleri eski çalar saat pilleri.. Aksır tıksır pata küte çalışan..
-Not defteri gibi insanlar gördüm üzerlerine not alınıp alınıp silinen ve ilk günki gibi hala ilk sayfası kullanılan yıpranmış insanlar...
-Ters dönmüş mücevher kutusu gibi insanlar gördüm içlerinde pek değersiz taşlar saklayan..
-Ceplerde unutululan buruşmuş peçeteler gibi insanlar gördüm bi umut bir işe yaramayı arzulayan...
-Hopörlör gibi insanlar gördüm ''volume dokun sesimi aç! ''diye haykıran,inadını kıstım koparttım kablolarını!
-Sakız gibi insanlar gördüm sadece bir akşam çiğnenen,ertesi günü umutla bekleyen kendini çöpte bulan..
-Bozuk mp3 gibi insanlar gördüm bir şarkının hep aynı yerinde takılan,bıkmadan,usanmadan...
-Daha sonra insanları görememeye başladım.. Bir karanlığa dost olmuşlar diye duydum elvedalamadan beni gömülmüşler toprağa..
Sonunu bilemezsin ki. dedim kendi kendime..
Oje gördüm,pembe. Onunda sonu haketmediği tırnaklar ve azraili aseton.
Bugün uykumda eskiyi gördüm ellerini bana doğru uzatıyordu,aldırmadım.. İçim içimi yedi,dokunmadım. 

Nefretle kaplıydı suratım,ağlamadım. 18-18 miş 30 günmüş,benzetemedin mi?! diye bağırdım,sustu... 
Şartelleri indir,karanlığa gömül,Nilüfer kilitlerine kilit eklesin dedim anlamadı.. 
Sorma artık dedim,unutamadım diye bağırdı kocaman UNUT yazdım bulutlarla. 
BU NASIL BİR DÖNÜŞ? ''U''nut dönüşü;anlasadaaaaaa anlamasada... 
Âna döndüm... Gözlerime dokundum,kupkuru. Yanaklarıma dokundum,alev topu. Saçlarıma baktım aynadan aynı anda her bir teli ayrı telden çalan bir orkestra.. 
En başa döndüm...  Çay kupası kafalı o porselen insanlara. Birer çekiç vurdum. Çatlattım. 
Celaleddin der; ''Dışına o sızar ne varsa testide.'' Hala limononata vardı,şekersiz. Adana'ya karıştırdım,kanalizasyonları ekşittim. Fareler küserse küssün.
Bugün vazgeçtim 23:23 de insanların beni düşündüğünü düşünmekten,aklıma geldi o on kişiye atmazsam ölümle tehtit edildiğim mesajlar hala yaşadığımı farkettim. Bence sizde inanmayın,dedim ya SONUNU BİLEMEZSİN Kİ...DD




14 Şubat 2011 Pazartesi

Adını Sen Koy (!)

Selamun Aleyküm,
Paranın gücü karşısında ezilmiş bir beden olarak yazıyorum size..
Parayla aynı anda konuşunca bastıralan sesimle haykırıyorum kelimelerimi!
Öyle çok anlatacak şeyim var ki nereden başlasam bilemiyorum aslında.
13 şubat akşamının etkisindeyim hâla..
Özetleyecek olursam; ''Sus!'' tek sebebi. Sinirli bir şekilde ''Kişneme artık yeter ya!'' demek.
Onca laftan,sözden,uyarıdan çizilmeyen şeffaf gurur denen şeyin kişnemekle yıkılması ve yüksek sesle dile getirilmesi falan filan..
Birde baba var baba! En büyüğünden; PARA kadar BÜYÜK!
Öğretmen var;TARAF(:S)IZ. KARAR(:S)IZ.
Huşu içinde ^siz hepiniz,ben tek.^ diyen bir ben var!
Gizem ne doğru söyledi; ''dünya bu ikilinin etrafında dönüyor'' diyerek.
-bilerek körelttim,küçülttüm tırnak içini;durdurdum ya kendimce dönen bişeyleri..-
Hı ne diyorduk GURUR diyorduk,dün öğrendim bende imaj değiştirmiş bizim GURUR :) Küçülmüş,kırpılmış,parayla sıkıştırılmış,paraya satmış büyüklüğü,ilişmiş kıyısına köşesine olmuş mu: ''PgAuRrAuLrI.'' :)
Dedim bari sen yapma.. Kimse dinlemedi tabi beni.. Ters düştüm işlere..
Yüksek sesimden,hiddetimden kırmışım gururu -acep bu yüzden mi ufalandı?- ay canım canım kıyamam :)
Ben ne kadar kötü bir kızmışım! Şüphe gibi gafilin içine sızmışım..
Çoktandır alınmak istenen hınç mı alındı yani dün babayla? Parayla? -Cevap yok.
-Artistlik yaptıııığğn bini rizil ettin herkesin önündeeeeeğğ ğüüü :(
--kaldı ki artistlğe ihtiyacım yok--
Sussaydın sende! Benim dersi dinlememe engel olmasaydın!
Ateş olmayan yerden duman çıkar mı a dostlar?!
Durduk yere çatacak bir tip miyim ki ben? :)

Evet biraz sertim,geyik muhabbetlerine katılmadığımdan o ahbaplardan,kankalardan değilim biliyorum ama unutmayın ki benimde fıtratım bu!
Gelemiyorum vıc vıc konuşmalara,yumuşamalara,edepsizliklere!
-tek başımaydım hakketen o odada,büyük süpriz oldu-3ü1bentek-
Kolo'dan gireyim;
^^Bana da büyük süpriz oldu tek başınalık doğrusu (!)
Dalımda var tatlı meyve herkesin gözü bende..
Aleyhimde yapmak istedikleri şey ölüm vuruşu
Bilir misin ÜÇ KURUŞU? Bunlar insanların dolduruşu! ^^

İşte aynen böyle! Sesini çıkaran haksız artık!
Birde şöyle dedi baba:sen çok mu iyisin? Bir tek sen mi ders dinliyorsun? Madem çok iyisin neden 1.sınıfta değilsin? 
-Cevabım net ''Benim öyle bir iddiam yok ama ders dinleme hakkımıda kimse elimden alamaz!
Belki senin kızın gider özel ders alır kapatır açığını ama benim tek imkanım burası! Anlamadım mı gider..''
Kaldı ki ders anlatılırken (sadece kendim için demiyorum) KİMSE KİMSEYİ KONUŞARAK RAHATSIZ E-DE-MEZ! EDEMEZ! YOK ÖYLE BİRŞEY! YOK!
Ve benim o çok güvendiğim öğretmenim babama ''Deniz'i seviyorum ya,Deniz iyi,dersi dinliyor,susun diyor susturuyor herkesi ne güzel benden önce uyarıyor,dersle alakalı diyen öğretmenim bu sefer -babamın olmayışından kaynaklanıyor olsa gerek ağız ucuyla mıymıymıy geveledi birşeyleri.. Yanında velisi olan haklı duruma düştü şimdi bırak bana onu bunu savunmayı ben salak değilim herşey ortada..
 -Sizin kızınıza çok dedim,çok uyardım konuşma artık diye hebele hübeleeeee...
Adam hala kızımda kızım kızımda kızım.. Kızım kızım kızım kızım..
BENDE BABAMIN KIZIYIM NE YANİ?! :) BENDE KIZIM HEEYY! :) 
-
Sen benim kızıma nasıl öyle dersin? Sen benim kızıma nasıl kişneme dersin? Yok öyle birşey yok! 
-Ne yok ne?! Var! Dedim evet! Hiçte pişman değilim! Ben hakkımı aradım! Yedirtmedim! Allah şayit! Var mı ötesi? Gururunu düşünen insanın 'kimya dersini sivmiyorum o yüzden dinlemiyiroumm ben tamammıaa' diye dersi kaynatmaya kalkması,hatta fokurdatması ne peki??!
Baba: Öğreci değil,öğretmen otoriteyi sağlamalı.
Bey amca kendine gelllll... 
Yumuşak yüzlü,kibar kibar sus diyen öğretmeni kimse sallamıyor haberin var mı?
İşte senin kızında onlardan.. Şimdi bırak laga lugayı.. Bu hepimizin bildiği bir gerçek!
Böyle susmayana,sallamayana,tınlamayana illa bağıra bağıra hakaret ede ede sus diyecek öğretmenler illada böyle istiyor o susmayı bilmeyenler.. İllada gel bana bağır diyor! Öğretmen değilde öğrenci uyardımı arkadaşını -ki arkadaşım bile değil,söz gelimi-bağırarak gurur denen şey kırılıyormuşmuşmuş işte..
Demek sağlam değil, toki mi inşaa etmiş nedir :)
Neyse işte daha fazla uzatmıyorum bu olayı burda noktalıyorum. Herkes neyin ne olduğunu,kimin ne olduğunu,kimin nerden geldiğini -dört dört atlayarak-biliyor. Nokta.
Gelin size birazda güzel şeylerden bahsedeyim..
Şükürler olsun ki bugüne kavuştuk.. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in (S.A.V) doğum günü bugün..
Yüce Rabbimiz Allah (c.c)'ın elçisinin doğduğu gün.. Sevgililer Sevgilisinin doğduğu o mübarek gün...
Kutlu doğum haftası bu hafta :) Ve her ne kadar bu sevgililer günü zımbırtısını bir papaz ilan etsede,vıc vıc aşıklar sırf bu günü beklesede,hediyeler en çok bugün verilsede,bu gün çok değerli görülsede,bu gün için sevgili yapmaya çalışan insanlar olsada bugün sevgililer günü.. Ama şahsıma göre mânası derin,büyük,bambaşka!..
Bugün tam anlamıyla ilk kez SEVGİLİLER GÜNÜ bence.. SEVGİLİMİZİN DOĞDUĞU GÜN..
Bugün her taraf gül kokmuş yıllar evvel.. Yıllar evvel bugünün akşamı yıldızlar olabildiğince yaklaşmış O'nun ellerine.. Ne şanslıyım,ne şanslıyız ki belkide bir daha göremeyeceğimiz bir tesadüfü yaşayıp gerçek sevgililer gününü yaşıyoruz,Mevlid Kandiliniz mübarek olsun ahâli! :) Dualarında benide unutmazsınız inşallah :)
Bilirsiniz dua kardeşliği güzeldir,başkası için dua etmek,başkası için birşeyler istemek güzeldir :)
Bugün aklıma gelen herkese dua edeceğim. Öncelikle ölmüş yakınlarımıza tabiki.. Sizlerde benim ananem ve dedem için bir fatiha okursanız çok berhudar olurum gerçekten :)
Bana ne yapalım ölmüşlerimiz için derseniz şayet Yasin-i Şerif  okuyun derim ben. Ben okurum hep,arapça bilmesemde türkçesinden okurum,sizde öyle yapabilirsiniz önemli olan okumak değil mi zaten :)
Sonlara yaklaşıyorum ve hoş bir süprizle bitireceğim yazımı..
Dün akşam ben haksızlığa uğradığım için hıçkıra hıçkıra ağlarken benim dünyaya geliş sebebim,herşeyim olan dünya tatlısı annemin hoş süprizinden bahsedeyim biraz size :)
Sana bir hediye aldım dedi ve getirdi ben ağlarken öylece tutuşturdu elime.
''İçimde kaldı ama'' dedi ya birde ben ona çok üzüldüm işte.. Neyse açtım paketi birde ne çıksın içinden?
KIRMIZI KALPLİ,EROS'LU,ÜZERİNDE SENİ SEVİYORUM YAZAN ORTA BOY ŞİRİN BİR YASTIK :))
Nasıl mutlu oldum anlatamam.. Mangal gibi yanarken bir şişe şu gibi döküldü annem üzerime.. Söndürdü,dindirdi acımı.. Sarıldı.. Bi anlığına unutturdu bana dünyanın çirkef adaletini..
Sarıldık,ağlaştık bir süre ana kız :) Çok ama çok güzel bir andı o an.. Onca kötülüğü örttü,yatıştırdı beni.. :)
ANNE İŞTE.. ANNE.. CAN..DÜNYAM..
Şimdilik ceylan kaçar ama yine bu civardan geçer.. Takipte kalın dostlar! Allah'a emanet,selametle ..
dsçs ;)

9 Şubat 2011 Çarşamba

İyikide Kal! dedim :)

Karşıma çıktı boşluktayken.. Bomboşken,,bıkmışken...
Karanlıktaydım,korkuyordum sanıyordum ki ''herşey bitti.''.
Işık oldu,su oldu,hayat verdi,hayat oldu... Umutlarım pembeleşti!
Sevdim O'nu...
Çok sevdim!
Boşluğumu doldurmak için değil,ışık diye değil,su diye değil,hayat diye değil..
Başka başka bammmbaşka sevdim ben O'nu!
Herşeyden nefret ettiğim civarda korkmadan yanaştı yanıma;
Cesaretini sevdim,çırpınışlarını,çabasını,tavrını o ürkek konuşmasını sevdim...
''Sevmem artık sevmem!'' dediğim sularda sevdim onu... Aşktan öte,aşktan uzak..
Uzaklara dalıp gidişini sevdim...
Çizgi çizgi gamzelerini,gülüşünü sevdim..
Kirpiklerini sevdim,ok gibi bakışlarını,yüreğime yüreğime saplanışlarını sevdim..
İçten içten taaa en derinden samimi,sıcak şiveli konuşmasını sevdim..Bilüyün mü? :)

5 Şubat 2011 Cumartesi

Bana Yaz! Kagıda Yaz!

Eskiden twitter,facebook,blogspot yoktu..
Bir kağıt ve bir kalem vardı. Mektup vardı,kokuluydu.. Kimi zamanda öpücüklü :)
Çok özledim... Birine birşey yazmayı,yollamayı,ulaştı mı acaba? heycanını. Şimdi herşey çok ot! Çok sıkıcı.
Yazı tiplerimiz ahoroni,comic sans ms,lucida console vs. Kendi yazı tipimiz bile yok,ne acı..
Akrostişler tükenmiş en çokta buna üzülüyorum. Defterler,ajandalar boş notebooklarda yeni metin belgeleri dolu,çok kötü.. Duygularımızı saçmasalak messenger ifadeleri ile anlatıyoruz dilimiz dışarda ağzımız beş karış açık.. En kısa zamanda içinizden beni seven birinin bana bir kağıda birşeyler karalamasını diliyorum,sevgilerimle..
..dndzk..

İkiçiftsıfırbeş'ten bir kuble :)

Tarihini 1.1.5 olarak kaydettiğim şiirimsi birşey.. Evet evet tam 6 yıl evvelinden bahsediyorum.
Annem bana sevdiklerimin birşeyler karalaması için ''anı defteri'' olarak üzerinde ''AFACAN'ın günlügü'' yazan beyaz kaplı,ayıcıklı kalpli bir defter almıştı defteri çok sevdiğimden mi bilmem birşey döktürmüşüm ilk sayfasına :)
O kadar içten yazmışım ki,dörtlük halinde hemde -bu bi kuraldı sanki benim için- duygulandım biranda,yayınlayasım geldi bak şimdi aynen şöyle yazmışım aynen bu şekilde;
Noktalama işaretleri yazım hataları ohoo herşey var :)

ANILARIMIN DEFTERİ
Bir sır gibi saklar
Herkesin sevgisini
Birisi anısını yazdımı
Getirir kendi gerisini
        X    X
Yeni bir anı eklensin
Bu sevgi defterine
Kim yazarsa sevgisini
Anılarımın defterine
       X    X
Bir rüyaya girer sanki
Bu deftere sevgisini belirten
Derki bu sevgi demeti oluşturan kimse
Bu benim en değerli hazinem.
      X    X

O '' X    X'' ler ne?  diye geçiriyorsun şimdi içinden
biliyorum,onlar dörtlükleri ayırdığımı belirtiyor işte hani şiir yazdım ha anla yani :))

3 Şubat 2011 Perşembe

Birsey eksildiginde...

Hayatımdan biri eksildigınde küçükken annemin zoruyla verdigim küçülen elbiselerimin ardından kapıldıgım hissi yasıyorum. Hiç bir sekilde vedaları sevmiyorum..
Benden geçip nereye gideceklerini,hangi hikayelere karısacaklarını,kimi üzeceklerini,kimi mutlu edeceklerini,kimi seveceklerini hep merak ediyorum...
Bana geri dönerler mi bir sekilde dersin? Haha,şaka yaptım,dönmeyeceklerini senden daha iyi biliyorum..
dndzk 1.1.11

Dolasık ama....

Saçlarımı sürekli açık bırakısım boynumu sarıp ısıtacak birsey olmadıgndan esasında..
Suratımın çogu zaman asık olması da yalnızlıgımdan degil 'yalın'ızlıgımdan esasında...
dndzk-1.1.11