22 Temmuz 2011 Cuma

Hı hı,evet. Böyle işte.

Şiirle anlatamam.
Kafiye yapamam.
Düz yazıya karışamam.
İçimde saklarım açıklanmayacak kadar sır gibi.
Yaşarım,dokunurum,severim,sahiplenebilirim sadece.
Susarım anlatamam,masallarıma karıştırırım.
Hayallerimin üzerine serpiştirrim;umutlanırım...
İç çekerim,haz duyarım ve gülümserim belki bir nebze.
Aşık olurum,yollarını gözlerim yine de söyleyemem kimselere...
Sabır taşına dönüşürüm,çatlarım,anlatamam yine de.
Severim,çok severim,çok çok severim ama bir kelimecik dahi yazamam.
Tarif edemem...
Bir gün gelecek diye pencereme tünerim; gelecek ve beni götürecek!
Çok isterim,çok çok isterim,çılgınca isterim ama bunu da yazamam.
Sadece yaşarım O'nu ama size yaşatmam!

Sevgi

     Hani zaman herşeye ilaç ya,yalan... İlaç olan sevgi esas! Sevginin sana yakın durması gerçek derman.. Sevginin gerçekliğiyle değişir o harebe günleri terkedip gün ışığına ermen.. Gerisi çok boş inan. Anne sevgisi,baba sevgisi,dost sevgisi,arkadaş sevgisi,sevgili sevgisi ne olursa olsun gerçeği mühim olan... Aşk demiyorum bak,sevgi  sevgi! Hakikat sevgi,derdin dermanı sevgi... Velhasıl kelam sevilmek aydınlığa çıkaran tek şey seni...
     Zaman sadece bir otobüs seni alıp dolaştıran,alıp geri dönüşü olmayan yollardan bambaşka diyarlara götüren bir otobüs! İnip dinlendiğinde sevgi varsa konakladığın yerde durduruyorsun beynen zamanı.. (oysaki sen o otobüse biniyorsun,farkında değilsin,o ise gidiyor durmadan,sana aldırmadan) Sonra birden uyanıveriyorsun...  Her yanın tutulmuş,nasıl uyutulduğunun bile farkında değilsin.. En önemlisi de; sahi sen o otobüse nasıl bindin??? Başka bir yerdesin... Ama bir parçan eksik sanki ne kadar tastamam olsanda.. Kaldığın yerden devam ediyorsun ve beynindeki zaman makinesi tik tak tik tak ilerliyor... Kimisinin üzeri tozlu,kimisin gözü yaşlı,kimisi yenik düşmüş silik soluk,kimisi mıh gibi kazınmış aklına anıların.. Pişmanlıkları atmışsın sol cebe,bir gezintidesin... Etrafında trafik kazaları cama yapıştırıyor seni,içini acıtıyor,çok ağlıyorsun ama otobüs durmuyor geçip gidiyorsun.. Raftan bir anı düşüyor,yerine yenilierini diziyorsun...Çocukluğuna bir merdiven dayamışsın pek derin,inmeye çalışıyorsun 10 katı kesmiyor gözün... Korkuyorsun,vazgeçiyorsun...  Bazı anıların sana kendini hatırlatmaya çalışmaktan yorgun düşmüş bitap haldelerken  neden üzerlerine biraz toprak atmıyorsun? Göm gitsin!
     Her duraktaki sevgi şekerlemelerinden neden tadıyorsun? Neden her rüzgara okşatıyorsun saçlarını? Neden ellerini uzatıyorsun üşüdüğünde her sıcaklığa? Çek elini,yakma! Yeme tırnaklarını moraran dudaklarınla... Gerçek sevgi gelecek,seni alıp götürecek ,büyütecek avuçlarında... Sabırla bekle küçüğüm...

17 Temmuz 2011 Pazar

Bağrımdan kopup gelenler =)

işte bunlarda artık benimle yaşayacak olan minik misafirlerim =)
hepsini tek tek,özenle yerleştirdim hep görebileceğim bir yere.. yaz köşesi gibi oldu vallahi içim açıldı =) 

yetmemiş kavonozada doldurmuş :) ben içinden bir kısmını alıp bilgisayarımın üzerine koydum çok kokoş oldum hehehe :)
                                
                                     Popi'ye yeni arkadaşlar eklenmiş oldu böylelikle :)
 eveeeet bu gördüğünüz şeyi ise ayakkabı iplerini feda ederek yapmış biriciğim,aslında bunu daha yüksek ve sallanabilecek bir yere asmam gerekirdi lakin öyle bir yer bulamadım odamda,bende yatağımın üstünde sağ tarafımdaki duvarda bulunan klimanın borusuna bağladım tam başucumda! uyandığımda ilk bunu görebileceğim :)


teşekkürler fke...